Tarihte Yolculuk – Türkiye’nin ilk Zooloji Müzesi

1933 yılında kurulan Türkiye’nin ilk zooloji müzesinde sürüngenlerden, memelilerden, kuşlardan omurgasızlara kadar toplam 2034 tür sergileniyor.

Fen Fakultesine bağlı Botanik Zooloji Binası Süleymaniye’de inşa edildikten sonra 1933 Üniversite reformunu izleyen yıllarda Prof. Dr. Andre Naville tarafından binanın zooloji katında bir öğretim müzesi kurulmuştur. Müze materyalinin bir kısmı , örneğin;  ötücü kuşlar Yıldız sarayından alınmıştır, bir kısmı da Almanya ve Fransa’dan hediye olarak gönderilmiştir. Müze sergi ve koleksiyon olmak üzere iki bölümden oluşuyor.

Ben de 2034 türü İstanbul Üniversitesi Zooloji Ana Bilim Dalı Biyolog Dr. Mustafa Kılıç’tan bilgi alarak gezdim. Değerli hocam Mustafa Kılıç’la birlikte müzeye girdik. Girişte Prof. Dr. Andre Naville’nin büstü vardı ve yine girişte  iki tarafta Alaska geyik başları ve ortada bizim ülkemizde olmayan Kuzey Amerika’dan gelen çok iri yapılı siyah  boz ayı duruyordu. Çerçeve içinde kelebek türleri rengarenk yerlerini almışlardı. Müzeyi gezmeye devam ediyoruz.  Süngerler, mercanlar, porifera, filum taş mercanlar, subkladus (polymera) zehirli akrepler (Türkiye’de olmayan dev akrep), bizim denizlerimizde olmayan deniz yıldızı, deniz kestaneleri, ahtapot (noitulus), sepia elegans. Bunların bazıları formaldehit ya da alkol içerisinde duruyor, bazıları da kuru materyellerdir.

Böcek koleksiyonuna geçiyoruz; helikopter arılar, kın kanatlılar, sinekler, kelebekler. Türkiye’de 400 tür kelebeğin olduğunu öğreniyorum. Çekirge, bal arıları, hint kelebeği, dal çekirgesi, Afrika Goliolphus, kın kanatlı (en ağır böcek 200 gr.), tarım zararlısı grubunda; geyik böceği, dana burnu, lahana zararlısı kelebek, zehirli kene ve devam ediyoruz, 500’e yakın balık türlerinin olduğunu söyleyen Dr. Mustafa Kılıç 30-40 örneğin sergilendiğini söylüyor. Bunlar; kedi balığı, domuz balığı, mersin balığı, yılan balığı, dil balıkları, fener balığı ve iki yaşayışlı (hem suda, hem karada yaşayanların yanına geliyoruz.) Kuyruklu kurbağa, kara ve ağaç kurbağası, toprak kurbağasının gelişmelerini izliyoruz. Sürüngenler; hem memeli, hem kuşlar, bizde olmayan timsah, kaplumbağalar, zehirli yılanlar (engerek ve su yılanı), bukelamun, uçan kertenkele (Türkiye’de yok. Avustalya’da yaşayan türü.)

Kuşlar bölümüne geçiyoruz. 450 ye yakın türden yarısına yakınının müzede olduğunu öğreniyorum. Tepeli guguk, arı kuşları, yalı çapkını, kırlangıç, serçegiller (ötücü kuşlar), kargalar, sığırcık kuşları, saksağan, cennet kuşu (Türkiye faunamızda yok), tropik ülkeden papağan, ebabil kuşu, güvercin, orman tavukları, bıldırcın, kumru, su tavukları, (halk arasında kara tavuk), kuğu, akbaba, toy kuşu, ördekgiller, spatil kuşu, pelikanlar, balaban kuşları, balıkçıl kuşu, baykuş, kartal, keklik, kara batak, martılar, deniz kırlangıçları, dalgıç kuşları, gündüz yırtıcıları, şahinler, kerkenezler ve bir bölümde Yasemin Kahveci Caner armağanı kuşları görüyoruz. Balıkçıl, martı, serçe, bıldırcın, dalgıç kuşları, gündüz yırtıcıları, akbaba, kaya kartalı, büyük bağırtkan kartalı, doğan, şahin (zengin faunası var bunların), çulluk, üveyik, orman tavuğu, telli turna, beyaz hindi, flamingo, leylek, turna, tavuz kuşu (faunamızda yok),

Memeliler grubuna geçiyoruz.  Yarasalar, meyve yarasası, fare, köstebek, hint domuzu, anne karnında çıkan kuzu ve 4 yada 5 aylı dönemlerde düşük sonucu oluşmuş bir insan fetüsü,  kızıl maymun, arap tavşanı, tarla tavşanı, sıçan, yırtıcı gruplardan; gelincik, kokarca, deve yavrusu, kuzular (6 ayaklı kuzu), ev kedisi, vaşak, Pakistan aslanı (Celal Bayar’a hediye edilen aslan yol stresinden ölmüş), porsuk,  Trakya sincabı, çizgili sırtlan, (ülkemizde var) yaban kedisi, ceylanlar, kaplan, Anadolu parsı (ülkemizde olan endemik türlerden artık yok, sondan bir önceki kayıt.)

İskelet Koleksiyonuna geldik. Beyin kıvrımlı sünger, doldurulmuş balıklardan; çam balık, kalkan balığı, müren balığı, yayın balığı, torik, kılavuz balığı, köpek balığı, timsah (gözleri ve dili dışında her şeyi gerçek), deniz kaplumbağası, piton yılanı iskeleti, Afrika yılan derisi, (9 mt. Kayıtlarda fakat son yakalanın 14 mt. Olduğu yazıldı.), deve kuşu iskeleti, karınca yiyen, su aygırı, (bizde yok), domuz, karaca iskeleti, deve kafası iskeleti, Afrika sığırı, boynuzlu sırtlan, ayı iskeleti, kaplan, aslan iskeleti, köpek yavrusu, Akdeniz foku iskeleti, deniz köpeği,  yunus iskeleti  ve yunus kafaları, Ertan Yılmaz armağanı  yunus kafası, insan iskeleti, yaban keçisi derisi, maymun iskeleti, değişim geçirmeden gelen 200 milyon yıldır Tuatana, Yeni Zelenda’da yaşayan var.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle…