Tarihte Yolculuk – Türkiye’nin İlk Uçurtma Müzesi

Uzun zamandır müze gezmeyi sevdiğim için ve  gazetedeki  “Tarihte Yolculuk” köşesinde yazmak amacıyla epey müze gezdim. Bu defada arkadaşım Ressam Ferah Çölgeçenden ile Üsküdar’a Türkiye’nin ilk Uçurtma müzesini gezmeye gittik. Kapıdan girdiğimiz gibi rengarenk bir dünyaya merhaba dedik.  Gezdiğim diğer müzelerden farklı olarak bu müzenin kurucusu Mehmet Naci Aköz bize rehberlik etti.

Bizim bildiğimiz çıtalardan yapılmış sade uçurtmalar değildi gördüklerimiz. Hepsi birer sanat eseriydi sanki. Japonya, Endonezya , Hindistan, Çin, Amerika, Kore, Malezya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Lüksenburg, Belçika, Malezya, İngiltere, Fransa, Tayland gibi ülkeler müzede eserleri olan başlıca ülkelerdi.  Sergilenen her uçurmtmanın bir hikayesi var. Mesela, Uzak Doğu ülkelerinden gelen uçurtmaların Tanrılarına olan saygılarını anlatıyor. Yine Uzak Doğu’dan gelen uçurtmalar arasında haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanılmış. Müze gezilerimden sonra genelde kendi izlenimlerimi yazıyordum. Bu defa müzeyi kurucusundan dinlemeniz için röportaj yaptım. İlk kez müzenin kuruluş hikayesini kurucusundan öğrenelim.

Hatice Opak Bilgin: “Sayın  Aköz kendinizden ve müzenin kuruluş serüveninden bahseder misiniz?”

Mehmet Nacı Aköz: “Aslen Erzincan’lıyım. 1958’de Üsküdar Beylerbeyi’nde doğdum. Tüm çocukluğum Üsküdar’ın Toygar tepe semtinde sokak oyunları oynayarak geçti. Uçurtma ile ilk kez o zamanlar tanıştım. 1980 yılında uçurtma imalatı ve satışı yapmaya  başladım. O yıl yeni evlenmiştim. Para lazımdı ve para kazanmak için yapmaya çalıştığım işlerden biri de uçurtma yapıp satma fikriydi. Çıta, kağıt, kuyruk  gibi malzemeleri Üsküdar’daki bazı kırtasıyelere verdim. 1984 yılında Türkiye’nin ilk üçurtma yarışmasını düzenledim. Kendimin projelendirdiği etkinliği Türkiye Çocuk Dergisi ile ortaklaşa yaptım. 1997 yılında Türkiye’nin ilk uluslararası uçurtma festivalini projelendirdim ve uyguladım. Uzun yıllar hayalini kurduğum uluslararası uçurtma festivalini projelendirdim. İ.B.B. ‘nin sponsorluğunda bu projeyi hayata geçirdim. Türkiye ilk kez uluslararası uçurtmalar ile tanıştı. 4 ülkeden 9 uluslararası  yarışmacı Türkiye’deydi. Bu olay Ülkemizin uçurtma tarihi açısından da oldukça önemliydi. 1997 – 2008 yılları arasında, 4 tanesi uluslararası olmak üzere 23 il, 45 ilçede toplam 300’den fazla uçurtma organizasyonuna imza attım. Bu gün itibariyle müzedeki ürünlerin sayısı 700’ü geçti. Toplamda 16 ülkeden gelen 700’ün üzerinde üründen oluşan koleksiyonda uçurtmalar, uçurtma yayınları, uçurtma malzemeleri ve uçurtma ilgili çeşitli objeler sergilenmektedir. Uçurtma atölyesinde binlerce öğrencimiz oldu. Uçurtmacılar Derneğinin sabit dershanesinde ve gezici uçurtma atölyesindreki  (Alışveriş merkezleri, oteller, tatil köyleri, sivil toplum kuruluşları ve okullarda) derslere katılarak uçurtma yapımını öğrenen öğrencilerin sayısı binlerle ifade edilmektedir.”

Hatice Opak Bilgin: “Uçurtma sizin için ne ifade ediyor?”

Mehmet Nacı Aköz: “Uçurtma özgürlüğü, baharı, neşeyi, doğayı, rahat olmayı, kimi yerde mücadeleyi hissettiriyor. Ama en kestirme ifadesiyle, kaç yaşında olursanız olun uçurtma uçurduğunuz zaman size çocukluğunuzu geri veriyor.”

Hatice Opak Bilgin: “Uçurtma müzesi projesiyle neyi amaçladınız?”

Mehmet Nacı Aköz: “Ülkemizdeki uçurtma kültürünü yeniden keşfetmek, yaşatmak, yaygınlaştırmak ve geliştirmek için yaptığım bir dizi çalışmanın içinde doğmuş bir projedir uçurtma müzesi. Müzemizde bu gün için 16 ülke ve koleksiyondaki 1500 parçalık ürün mevcut. Müzemiz,  inanıyorum ki, üç beş yıl sonra 50 yi aşan ülke ve 10 000 den çok fazla ürüne sahip bir koleksiyona kavuşarak dünyadaki diğer uçurtma müzeleri ile yarışır hale gelecektir.”

Hatice Opak Bilgin: “Gününüz çoçuklarının ilgi alanlarına bakarsak uçurtma müzesi bir boşluğu mu dolduracak, yoksa uçurtma hakettiği değeri mi bulucak?”

Mehmet Nacı Aköz: “Her ikisi de. Asıl doldurulması gereken şey çocuklarımıza sokak oyunları kültürünü  ve onları uygulayabilecekleri alanları geri vermek. Yerel yönetimler bu konuda oldukça geriden geliyorlar ve sadece günü kurtaracak projeler yapıyorlar. Oysa çocuklar, çocukluklarını  kendi oyun ve oyuncaklarıyla oynayarak büyüseler, ileriki yaşlarda çok daha başarılı olacaklardır. Kendi oyuncağını üreten çocuk, ileride ciddi projelere imza atacak bir yapıya kavuşacaktır.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzeyi kurma fikri nasıl başladr, biraz bahseder misiniz?”

Mehmet Nacı Aköz: “Uçurtma müzesini kurma fikri akşamdan sabaha oluşmuş bir proje değil elbette.

1980 yılında uçurtmacılığa başlamam,

1983 yılında bir uçurtma bayramında birinci seçilmem,

1984 y ılında ülkemizin ilk uçurtma yarışmadısını organize etmem,

1986 yılında ilk uçurtma kuruluşu olan Eyüp kardeş Uçurtmalar Birliğini oluşturmam,

1991-94 yılları arasında Hollanda’da yaşarken Avrupa’da çeşitli uluslararası uçurtma festivaline katılıp batı ve Uzakdoğu uçurtmalarını tanımam.

1997 yılında ilk derneği kurmam,

1997 yılında ilk uluslararası uçurtma festivalini projelendirip uygulama safhasına sokmam,

1999 yılında uluslararası  uçurtma festivalini 2. kez projelendirip uygulama safhasına sokmam,

1998 yılında ilk uçurtma kulubünü kurmam.

2005 yılında 3. uluslararası uçurtma festivalini organize etmem ve oralarda yapılan onlarca farklı etkinliğe imza atmam, yurdışı gezilerimde uçurtma ve ilgili materyelleri toplamak için yaptığım özel gayretler, tüm bu çalışmalar müze projesini başlatan, geliştiren ve nihayete erdiren çalışmalar oldu.”

Hatice Opak Bilgin: “Bir çok ülkeden uçurtmalar var burada,  toplarken zorluk yaşadınız mı?”

Mehmet Nacı Aköz: “Zorluklar oldu elbette. Kimi zaman küçük bir parça için tanımadığınız ülkelerde uçurtmacı veya oyuncakçı arıyorsunuz, kimi zaman karşılaştığınız halde cebinizde yeterli para olmadığı için alamadığınız bir uçurtmayı daha sonra çok fazlasını ödeyerek kargo ile ülkenize getiriyorsunuz. Ürünleri toplamak için yer belirlemedim.  Her nerede uçurtma ile ilgili ne bulduysam topladım, toplattırdım, toplatıyorum. Benim için ülkesi önemli değil, çok ülke ve farklı kültürler önemli. Çünkü ben dünya ölçeğinde bir kültürü yaşatmaya ve anlatmaya çalışıyorum.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzeye gelen ziyaretçiler başka ne gibi etkinliklerle karşılaşacak?”

Mehmet Nacı Aköz: “Şu an müzemizde geziler dışında atölye çalışmaları var, okuma salonumuz, video izleme bölümlerimiz, araştırmacılar için çalışma imkanlarımız var.”

Hatice Opak Bilgin: “Burada birçok plaket ve ödülleriniz var, bir çok etkinliğe  ve başarıya imza atmışsınız, Bunlardan biri de uçurtma festivali. Neler söylemek istersiniz?”

Mehmet Nacı Aköz: “Ödüllerde beni en çok mutlu eden, ülkemin bayrağını bir çok ülkeye tanıtmak. Şu gördüğünüz plaketin üzerindeki bayrakların yanında Türk bayrağı da var ve bu plaket katılan diğer ülkelerden gelen arkadaşlarımızda da var. Bu ülkede uçurtmayı ben icat etmedim, ancak bu gün uçurtma kültürü yaşatılıyorsa, inancım odur ki, buna ciddi katkılarım olmuştur. Uluslararası uçurtma festivali ve yabancı model uçurtmalar benim bu ülkeye kazandırdığım değerler arasındadır. Bu festivali ülkeye kazandırmamdaki en önemli etken benim üç yıl Hollanda’da yaşamam ve bu arada Hollanda, Almanya ve Belçika’daki uluslararası festivallere katılmam, Fransa’daki içi uçurtmalarla tanışmamdır.”

Hatice Opak Bilgin: ” Uçurtmamızı beraber yapalım projenizden bahseder misiniz?”

Mehmet Nacı Aköz: “Hem sevdirmek, hem uçurtma yapımını öğretmek için uçurtmayı çocukların hayatına ait bir eşya haline getiriyoruz. Her türlü kolaylığı sunuyoruz onlara. Yeterki uçurtma yapsınlar. Uçurtma ile ilgili yaptığım her  çalışmadan oldukça keyif alıyorum. Ama en çok hoşuma giden çabam çocuklara, hatta büyüklere kendi uçurtmalarını kendilerinin yapmasına imkan tanıyan  “Kendi uçurtmanı kendin yap” projesidir. Bu çalışmaya katılan her kes çok mutlu oluyor. Dolayısıyla ben de mutlu oluyorum.”

Hatice Opak Bilgin: “Müzeye gelmeleri için çocuklara ve büyüklere ne söylemek istersiniz?”

Mehmet Nacı Aköz: “Mükemmel bir uçurtma müzesini kaçırmamalarını tavsiye ederiz. 2008  yılında Hürriyet Cumartesi tarafından “En iyi 10 kişisel müze kategorisinde 6. seçilen müzemizin ziyaretçi sayısı her geçen yıl artmakta. 2011 yılında 10 000 kişiyi geçti.”

Hatice Opak Bilgin: “Uçurtma ilgili anınızı paylaşır mısınız?”

Mehmet Nacı Aköz: “1983 yılında Çamlıca’da katıldığım uçurtma bayramında “Birinci Sensin” denmesine rağmen ödül verilmeyişi,

1986 yılında emniyete “Uçurtma derneği kurmak istiyorum, ne yapmam gerekir” dediğimde, “Hadi lan, ne uçurtma derneği” denilerek kapı dışarı edildim.

Hollanda’da 1991 yılında katıldığım ilk uluslararası uçurtma festivalinde devasa uçurtmaları görünce “Naci uçurtma senin bildiğin uçurtma değil” diye kendi kendime konuştuğum an.”

Hatice Opak Bilgin: “Gitmek isteyenler  size nasıl ulaşırlar.”

Mehmet Nacı Aköz: “www.ucurtmadunyasi.com adresimize  girdiğinizde adres ve krokiler sizi yönlendiriyor. Müzeye giriş ücretsiz. Grupların gelmeden önce randevu almalarında yarar var. Atölye çalışmalarına katılmak isteyenler sadece malzeme ücreti ödüyor.

Adres: Aziz Mahmut Hüdai Mah. Uncular Cad. Bakıcı Sok. No 12 ÜSKÜDAR

Size ve gazetenizdeki çalışma arkadaşlarınıza teşekkür eder, tüm okuyuculara saygılar sunarım.”