Tarihte Yolculuk – Veysel Karani Türbesi

401

Eşimle bir Anadolu seyahatımızda yolumuz Siirt’teki Veysel Karani türbesine düştü. Veysel Karani’nin doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

555-560 tarihleri arasında Yemen’de bulunan Karen’de doğduğu 657 yılında Sıffın Savaşı sırasında, Hz. Ali tarafında savaştığı ve 657 yılında öldüğü bilinir. Veysel Karani’nin kabri Suriye’nin Rakka ilindedir. Adına bir diğer türbe ise Siirt’in Baykan ilçesinde inşa edilmiştir. Dinimizde anne sevgisinin büyüklüğüyle anlamlandırılmış bir büyüğümüzdür. Babasının ismi Amir olduğu için tam adı Üveys Bin Amir-i Kareni’dir. Babasını 4 yaşında kaybetmiş olup, Deve çobanlığı yapmıştır.

Hz. Muhammed (S.a.v.E) döneminde yaşamasına rağmen peygamberi hiç görmemiştir. Annesine verdiği sözden dolayı, Peygamber efendimizi göremediği için Sahabeden sayılmaz. Muhadramundandır. Muhadram tabiri, hadisçilerin söylemine göre hem cahiliye zamanını, hem de peygamberimizin peygamberlik zamanını idrak edip de Efendimizi görme şerefine nail olmaksızın, Müslüman olanlara verilen isimdir. Üveys El Karani Hazretleri de bunlar arasında sayılmaktadır. Peygamber efendimiz, kendisine armağan olarak hırkasını göndermiştir.

Naaşını almaya gelen 3 kabilenin taşıdığı tabutlarda da keramet göstererek göründüğü söylenir. Böylece 3 ayrı kabilenin yerleşim yeri olan Yemen ve Şam’da bulunan türbelerinin yanında Siirt İlinin Baykan ilçesinin ziyaret beldesinde bir türbesi olmuştur. Yunus Emre tarafından onuruna “Yemen illerinde Veysel Karani” adlı 10 kıtalık şiir yazılmıştır.

Kendisine gönderilmiş Hırka-i Şerif şimdi benim de ziyaret ettiğim İstanbul Fatih’teki Hırka-i Şerif camiinde soyundan gelenlerin himayesindedir. Veysel Karani’nin din büyüklerimizin anlattığı kıssalarda peygamber sevgisinin, anne sevgisinin büyüklüğü anlatılmıştır. Onun bu büyük duyguları günümüzde bir çok insana örnek olmalıdır.

Kahveyi bulan Veysel Karani’dir. Veysel Karani bir gün develeri otlatırken buruşuk meyvelerden birini ısırdı, acıydı. “Allah (C.C.) her bir nimeti fayda için yaratmıştır” diyerek acı bulduğu meyvelerden birazını ateşin üzerine attı, kavurdu, çiğnedi, acılıkları kalmamıştı. Bir saat sonra Üveys’in aklı içi bir olmuştu, daha sonra iyi düşünmeye, kendisine güvenmeye başlamıştı. Üveys derhal yakışan ismi söyledi; “madem ki yiyeni keyiflendiriyor (keyfe) olmalıdır” dedi. Günümüzde keyfe adı kahve olarak anılmaktadır.

Veysel Karani türbeleri ; Şam, Yemen’de Zabit kasabası dışında Meshed-i Şerif, Beyrut, Diyarbakır’ın Kerap İlçesi, Bursa-Gemlik yolu üzerinde Atıcılar (Bursa’da aynı zamanda devesinin çöküp iz bıraktığı taş da vardır.) Hicaz, Hindistan, Horasan.

Tarihte yolculukta bir başka mekanda görüşmek dileğiyle..