Tarım sadece tarım değildir

14

Futbol için söylenen bu söz artık tarım için de geçerlidir. Gelişen teknoloji ve ekilebilir alanların daralması nedeniyle tarım artık sadece ekip biçmek değildir.

Tarım, çok iyi analiz edilip, uzun vadeli planlamalarla uygulanması gereken bir politikadır. Tarım, bu ülke için artık reform gerektiren elzem bir konudur.

En küçük çiftçiden büyük çiftliklere kadar kontrollü ve planlı bir uygulama yapılması gerekmektedir. Örneğin; geçen günlerde medyaya yansıyan bir habere göre hükümet Özbekistan’dan 340 milyon TL kırmızı biber ithal etmek için anlaşma yapmış. Bu paranın 10’da 1’i kadarı ile Trakya çiftçisine tohum/fide olarak dağıt bakalım ne oluyor? Ülkede yer gök kırmızı biber olur mu olmaz mı gör… Peki bu ihtiyaç daha önceden neden belirlenip, ona göre üretim teşviki yapılmıyor?

Şimdi bu uzun vadeli planlama yaparken;

– Dikkat edilmesi gereken uzun vadeli planlamaların gerçek verilere dayanarak yapılması. Yoksa 1958-1961 yıllarında Çin’in yaşadığı büyük kıtlığa benzer bir durumla karşılaşmak işten bile değil. En yukarıdaki devlet (bakanlık) gelecek 1, 3, 5 ve 10 yıllık tarım ürünleri ihtiyacını belirlemeli. (Burada önemli olan en yukarıdaki bürokrat, teknokrat ve mühendislerin sırf şirin görünmek için verileri abartmayıp, doğru tespit etmeleri. Çin’de yaşanan kıtlığın başlıca nedenlerinden biri abartılı üretim rakamlarının devleti yanıltmasıdır.)

– Bu ihtiyaca göre en verimli yetişen bölgelere araştırma enstitülerinde, tarım işletmelerinde üretilen tohum/fide dağıtımının ziraat odaları aracılığı ile dağıtılmalıdır. Bu arada tüm bunlar kayıt altına alınıp anlık takip ve analiz yapılmalıdır.

– En iyi verimin alındığı bölgelere göre ekim/dikim yapılan ürünler, üretimden sonra diğer ihtiyacı bölgelere aracısız yine devlet kontrolüyle dağıtılmalıdır.

– Kısa vadeli yıllık ürünlerin yanı sıra uzun vadeli katma değerli ürünlerle ilgili çalışmalar yapılmalı ve bu ürünler teşvik edilmelidir. Bu konuda tüm dünyadaki tarım uygulamalarından örnekler incelenebilir. Uzun vadeli en çok katma değerli ürünler olan, zeytin, ceviz, badem, fındık, bağcılık, tıbbi aromatik ürünler ayrı olarak ele alınmalı ve planlanmalıdır. Çünkü bu gün ekilen bir fidanın en kısa geri dönüşü 3-5 yıl olacaktır.

– Planlamalar yukarıdan aşağıya doğru bakanlık, bölge, il, ilçe, köy kooperatifleri olarak sıralanmalı, bu tarım planlamasına ziraat odaları, ticaret odaları, borsaları, kalkınma ajansları da dahil edilmelidir.

– Çiftçilerin en büyük sorunu olan para kazanamama sorununu teşvik edilen ürünlere ihtiyaca göre alım garantisi verilmelidir. Ürününü satacağını

– Dünyada örnekleri bulunan iyi tarım uygulamaları ülkeye adapte edilmeli, teşvik edilmeli, gerekirse karşılıksız olarak kurulmalı/uygulanmalıdır. Bu kapsamda bilimden, teknolojiden faydalanarak tarım uygulamaları iyileştirilmeli, verim arttırıcı uygulamalar yapılmalıdır.

– Hibrit ve ithal tohumdan tamamen vazgeçilmeli, yerli tohumlarda iyileştirme çalışmaları yapılmalıdır. Atalık tohumların satışının önündeki engel kaldırılmalıdır. Tohum geliştirme çalışmaları bilim ve teknolojinin ışığında üniversitelerce desteklenmelidir.

– Tarıma sadece ekip/biçmek olarak bakılmamalı, tarım katma değerli bir sektör olarak ele alınmalıdır. Tarım ile birlikte alt/yan sektörlerde (hayvancılık, gübrecilik, tohumculuk, zirai ilaç vb) bu reformun içerisine dahil edilmelidir.

– Tarım ülkesi olan Türkiye’de tarım ve ziraat fakültelerinde iyi ve kaliteli ve uygulamalı eğitim arttırılmalı, kağıttan diplomalı değil, bilgili ve tecrübeli, ziraat mühendisleri yetiştirilmelidir.

Tarımda yapılacak olan reform sadece belirli kurumlarla veya belirli gruplarla değil, topyekün olarak yapılmalıdır. Herkes, her kurum, her üniversite, her ziraatçı elini taşın altına koymalı. Bu ülke daha önce bunu başardı. Yine başarmak için önümüzde hiçbir engel yok. Yeter ki; isteyelim, yapacağız diyelim.

Hikmet Metin / 09.01.2019 Kırklareli