TİCARETİ NEDEN ÖĞRENEMEDİK ? -3-

 

Yıllardır ticaret hayatımız oldu fakat ticareti hala öğrenemedik. Bunun başlıca sebebi üzerinde yaşadığımız coğrafya olsa gerek. Biz asırlarca çok iyi asker yetiştirdik, bu ülkeyi savunmak için,çok iyi çiftçiler yetiştirdik,bu verimli ve bereketli toprakları işlemek için.Fakat ürettiğimiz ürünü değerlendirip hakkını verecek tüccarlar yetiştiremedik.Türkler Anadolu’ya geleli bin yıl oldu,bu bin yıl hep savaşlar ve istilalar ile geçti.Alparslan’dan,Mustafa Kemal’e bir çok ünlü asker bu topraklarda iz bıraktı.Hacı Bektaş Veli,Hz.Mevlana,Yunus Emre gibi düşünürler,Pir Sultan Abdal,Karaca oğlan,Kör oğlu ,Aşık Veysel gibi halk şairleri, Nasreddin Hoca, Hacıvat-Karagöz gibi nüktedanlar,geldi geçti ama isim vereceğimiz tüccarlar yetiştiremedik.Son 50 yıla damgasını vuran Vehbi Koç ve Sakıp Sabancı gibi önemli sanayici ve tüccarlarımızı ayrı tutarsak tarihimizde iz bırakıp öğünebileceğimiz bir tüccarımız olmadı

 

( Bursa Hacivat-Karagöz Müzesi )

 

Bu arada ünlü nüktedan ve hiciv ustası KARAGÖZ’ ün Kırklareli’ li olduğunu hatırlatalım. Erişebildiğimiz sözlü kaynaklara göre Karagöz’ ün ailesinin Kırklareli Erikler köyünde demirci dükkanı varmış. Aileden çok iyi bir demirci ustası olan Karagöz, muhtemelen Erikler köyünden Bursa Ulu Cami inşaatında çalışmak üzere gitmiş ve orada haksız yere idam edilmiştir. Anısına Kırklareli’ de bir heykeli, Bursa’ da ise Hacivat ile birlikte Anıt Mezarı vardır.

( Bursa Anıt Mezar )

 

Anadolu’ya 620 yıl hakim olan Osmanlı askeri bir güç olmaktan ileri gidemedi. Zaten başka türlü olması da mümkün değildi.620 yılın neredeyse tamamı savaş ve savaş hazırlıkları ile geçti. İmparatorluğun esas ve kurucu unsuru olan Türk’ler en güvenilir ve cesur insanlar oldukları ve savaşmayı sevdikleri için hep asker olmuş, askere gidemeyenler ise köyünde kalıp toprağı işleyen çiftçiler olmuştur. İmparatorluğu azınlıkları ise askerlik ve çiftçilik alanlarında yer bulma şansları ve istekleri de olmadığı için diğer alanlarda faaliyet göstermiştir. Taş ve metal işleme konusunda ERMENİ USTALAR, ticaret ve kuyumculuk alanında Yahudiler,lokanta ve denizcilik te  ise Rumlar etkili olmuştur.Bu durum doğal olarak Osmanlının ticaret hayatının yabancı tekeline geçmesine sebep olmuştur.

İlimiz Kırklareli bu genellemenin dışında kalamamıştır. Türklerin yönetimine geçtiği 1363 yılından batı emperyalizminin katkılarıyla başlayan 1878 -1922 kargaşa yılları hariç tutulursa, büyük bir huzur ve sessizlik içinde yaşamıştır. Son 400 yıl boyunca Osmanlının hüküm sürdüğü yıllarda,tarih uykuya yatmış yazacak ve yaşanacak önemli bir şey yokmuş gibi bir huzur ve barış devri hüküm sürmüştür.O yıllara ait elimizde Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde yazdıklarından başka bir bilgi yoktur.Müslümanlar,Hıristiyanlar,Museviler huzur içinde yaşamış,dinleri ve dilleri ile özgürlüğün tadını çıkarmıştır.Çarşı  Meydanı’nda Cami, Kılıse ve Havra birbirine komşu olarak varlığını sürdürmüştür.    .

O yıllarda, bugün eski canlılığını yitirmiş olmasına rağmen, KARAUMUR CADDESİ şehrin en önemli ticaret merkezi olmuştur. Büyük Cami karşısında bulunan Hamam ve ARASTA önemli bir ticaret merkezi konumunda idi. O yıllardan bugüne özelliğini yitirmeden yalnızca Arasta kalmıştır. Arasta esnafı İstanbul’dan satın aldığı incik, boncuk, oya işlemesi, dikim malzemeleri gibi ihtiyaç malzemelerini satarak geçimini sağlamıştır.Karaumur caddesi ise zaman içerisinde büyük değişimler yaşamış,olumsuzluklardan ve krizlerden etkilenen ticaret hayatı esnafı da olumsuz etkilemiş ve zaman içinde caddenin yapısı tamamen değişmiştir.

 

 

Mustafa Karaca