Tekerleğin Peşinden – 1

112

Bisiklet çocukluğumuzun en büyük düşü, gençliğimizin bir tutkusu olarak hemen hemen hepimizin yaşamında yer alabilmiş, insanla en uyumlu bir ulaşım aracıdır. Bisiklet günümüzde bir spor, macera, adrenalin ve gerekliliktir.

55 yıldır bisiklete binen biri olarak şehir içi ve yakın köy turları ile başlayan bisiklet maceramız Trakya’da gidilmedik yer kalmayınca, Çanakkale ve İzmir turlarıyla bir başka boyuta taşındı.

Komşu ülkelere yaptığımız geziler de bizi kesmemiş olmalı ki; geçen yıl Almanya’nın en doğusundaki Donauchengen Kasabası’ndan doğan Tuna Nehri’nin peşine takılarak, tam 1288 km pedal bastık. Budapeşte yakınlarındaki Estergon Kalesi’ne vardığımızda 11 günün tatlı bir yorgunluğu vardı.

Bu yıl bisiklet turumuzun güzergahını Praha (Prag) – Paris olarak belirledik. 1300 km olarak hesapladığımız parkuru, hava ve iklim koşullarının bozukluğu yüzünden tam anlamıyla gerçekleştiremedik. Bisiklet sporunun yerine bir kültür, tarih ve turizm gezisine dönüştürdük.

Kaptan şoförümüz Hasan Özyenice’nin minibüsünün üstüne monte ettiğimiz bisikletlerimizle, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Praha (Prag) üç günde vardık. Prag bizi herşeyi ile büyüledi.

Almanya’nın bir bölümünü, Belçika’nın güneyini ve Fransa’da Paris’e kadar olan mesafeyi bisikletlerle geçtik. Paris’i bisikletle dolaşmak en büyük düşümüzdü. Bunu gerçekleştiremedik.

Dönüş yolumuz üzerindeki İsviçre ve Avusturya’daki manzaralardan çok etkilendik. Sanki başka bir dünyada yolculuk ediyorduk.

Bu arada Almanya’daki kardeş şehrimiz Walldorf’a uğradık. Belediye Başkanlığı’mızın verdiği hediyeleri kendilerine ulaştırdık. Sizlere de selamlarını getirdik.

2 yılda Avrupa’nın 15 ülkesini, özellikle başkentlerini ön plana alarak gezdik. Budapeşte, Viyana, Bratislava, Milano ve Venedik bizleri büyüledi. Ama bu yıl Prag ve Paris’i gördükten sonra, tarih ve kültür varlıklarının nasıl korunduğunu ve insalığa nasıl sunulduğunu kıskançlıkla gözlemledik.

Avrupa’da bisiklet bir kültür, bir tutku ve yaşamın bir parçası. Sağlıklı kalmanın önemli bir dayanağı. Hemen hemen her Avrupa ülkesinde km.lerce uzunlukta bisiklet parkurları bulunmaktadır. Avrupa’da bisiklet sürücülerinin trafik akışı içinde bir ayrıcalığı var. Bu ayrıcalığı kendi ülkemde ne zaman görebileceğim düşüncesiyle, Eylül ayında yapacağımız Karadeniz bisiklet turumuzu heyecanla bekliyoruz.