Tohumculukta Yeni Bir Marka ve Standart Doğuyor: Trakyalı

74

Trakya Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen tohumculuk çalışmaları kapsamında kurulan Trakya Tohumcular Derneği, ‘’Trakyalı” markası adı altında tohum üretecek. Trakyalı bir marka olduğu kadar bir standart da olacak.

‘’Trakyalı Tohum’’ markasının tanıtımı öncesi Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ve Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk, konu ile ilgili açıklama yaptı. Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin açıklamasında şu noktalara değindi: ‘’Her ülkede stratejik bir ürün kabul edilen tohum, yasal düzenlemeler ile korunmakta ve konu ile ilgili çok sayıda araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.

Tohumculukta 2017 itibariyle 50 milyar USD olarak tahmin edilen, küresel pazar Ar-Ge çalışmalarının %59’na yılda 1-1,5 milyar USD kaynak ayırmakta olan ve bu pazar 4 çok-uluslu firmanın hâkimiyetindedir. Dünyada tohumculuk sektörüne baktığımızda çok uluslu firmaların aralarındaki işbirliği anlaşmaları, şirket birleşmeleri ve şirket satışları ile giderek rekabetin azaldığı konsolide bir sektör haline gelmektedir. Ülkemizde ise, tohumculuk firmaları uzun yıllar boyunca geri dönüşü uzun süren ve riskli olan araştırma-geliştirme çalışmalarına yatırım yapmak yerine, çoğunlukla yabancı sermayeli olan ıslahçı kuruluşların çeşitlerini üretimini yapmak üzere Türkiye’de tescil ettirmeyi ve bu şirketlere brüt satış tutarının  %14’ü bulabilen royality/imtiyaz bedelini ödemeyi tercih etmektedir. Örnek vermek gerekirse, çok uluslu bir şirket tarafından geliştirilen bir ayçiçeği çeşidi Türkiye’de çoğaltılarak, Türkiye’deki çiftçilere satış fiyatının neredeyse 1/3’i fiyatı ile komşu bir AB ülkesinde satışa sunulabilmektedir. Dolayısı ile 153 milyon dolar olan tohum ihracatının önemli bir bölümünü yabancı sermayeli şirketlerin Türkiye’de üretip Avrupa ülkelerine sattığı tohumlar oluşturmaktadır. Yerli sermayeli firmalar daha çok Ukrayna, Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine tohum satabilmektedir. Sonuç olarak sektörün ıslah çalışmaları ve ihracat odaklı büyümesinin desteklenmesi hem stratejik hem de ekonomik açıdan ülkemiz için önem teşkil etmektedir. Özellikle anavatanı Türkiye olmayan ayçiçeği, mısır gibi bitkilerin hem genetik kaynağında hem de bu bitkilerin ıslahı alanında yetişmiş insan kaynağında yetersizlik bulunmaktadır. Öte yandan, altyapı gereklilikleri de tamamı tek başına bir kamu kurumu veya bir şirket için oldukça büyük olan yatırımlar gerektirmektedir. Trakya Bölgesi tohumculuk sektörü de Türkiye geneli için geçerli söz konusu kısıtlarla karşı karşıya olmakla beraber, diğer bölgelere kıyasla kayda değer bir büyüme potansiyeline sahip.

Konunun Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda önemine istinaden, sektörün TR21 Trakya Bölgesindeki mevcut durumunu anlamak ve kamu, üniversite, özel sektör arasında olası işbirliği alanlarını tespit etmek üzere 2018 yılının Şubat ayında Trakya Kalkınma Ajansı olarak bir araştırma gerçekleştirdik. Araştırma kapsamında dünyada ve ülkemizde sektörün durumunun genel olarak incelenmesinin yanı sıra, Trakya Bölgesinde saha ziyaretleri ile içlerinde kamu kuruluşu, üretici örgütü, meslek kuruluşu, sanayici, çiftçinin de yer aldığı ve 46’sı yetkilendirilmiş tohumculuk şirketi olan konunun paydaşı toplam 80 kurum/kuruluş temsilcisi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi.

Bu çalışma neticesinde hem ülkemizin küresel tohumculuk sektöründe yer edinmesine hizmet edecek hem de Trakya bölgesinin bu alandaki potansiyelini gerçekleştirmesini sağlayacak, ulusal ve uluslararası platformlarda adından söz ettirebilecek beşeri ve fiziksel kapasiteye sahip bir araştırma geliştirme merkezine ihtiyaç olduğunu tespit ettik ve Namık Kemal Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.’nin öncülüğünde,  Edirne, Kırklareli, Tekirdağ illerinden 10 ticaret borsası ve 28 yetkilendirilmiş tohumculuk şirketinin katılımı ile 2019 Şubat ayında Trakya Tohum A.Ş.’yi kurduk.

Gün geçtikçe çok uluslu büyük şirketlerin hâkimiyetinin arttığı tohumculuk sektöründe, Trakya Kalkınma Ajansı şu ana kadar bölgemizin işbirliği-güç birliği modelini ortaya çıkarması için koordinasyon görevini gerçekleştirdi. Trakya Tohum A.Ş.’nin kurulmasının ardından da mevzuat dâhilinde güdümlü proje desteği finansal enstrümanı ile analiz hizmetleri, Ar-Ge ve Ar-Ge teknik destek danışmanlığı, tohumculuk, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulunacak firmanın fiziksel ve beşeri yapılanmasını destekledik. Çalışmanın bir sonraki aşamasında ise, üretici firmalarımız ve bilim insanlarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde Trakya da üretilen ve Türkiye de ki satışları neredeyse %40’lara varan kaliteli tohum üreten firmalarımızın geliştirdikleri ve ürettikleri tohumlar neden tüm Türkiye de ve dünyada tanınmasın ve kullanılmasın diye düşündük. Bu kapsamda yaptığımız çalışmalar neticesinde Trakya tohumunun görsel, yazılı ve diğer mecralarda tanıtabilmesi ve üreticilerimizin bu sektörde yaşadığı sorunları dile getirip, çözüm bulabileceği bir derneğin kurulması gerektiği kararına vardık.  Nihayetinde, Ekim 2019’da Bölgemizde tohumculuk üzerine çalışan %100’de 100 Türk sermayeli 26 firma ile aralarında çok değerli üniversite hocalarımız ve bitki ıslahçılarımızın da bulunduğu 39 üye ile Trakya Tohumcular Derneği kuruldu. Yine Bölgemizdeki tohum üreticilerimizi desteklediğimiz bir Urge projesini hayata geçireceğiz. Bu proje ile dernek üyelerinin eğitimi ve dernek üyelerinin sahip olduğu çeşitlerin dünya pazarına açılması ile ilgili çalışmalarımızda devam ediyor.”

Toruk:” Türkiye Tohumculuğunda Trakya Tohumculuğun Almanya’sı Konumundadır.”

Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk ise konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemiz tahıl tohumculuğunda Trakya Bölgesi hem ekolojik yapısı, hem toprak yapısı hem de çiftçinin daha bilinçli ve modern tarım tekniklerini kullanması ve bu konuda yetişmiş insan kaynağına sahip olmasından ötürü son derece avantajlı konumda. Bu altyapı ile birlikte Bölgemizde tohum firmalarının sayısı gün geçtikçe arttı. Son dönemde yerli ve milli dediğimiz çeşitler Trakya’dan çıkmaya başladı. Tabi bunun sağlanmasında gerek insan kaynağı, gerek ekolojik özellikler ve çeşitlerin genetik altyapısı çok önemli. Dünya buğday ortalamasının 330kg ve Türkiye ortalamasının 285 kg olduğu bir ortamda Bölgemiz ortalaması 500 kg civarında bir ortalamaya sahip. Dünyanın neredeyse iki katı verim potansiyeline sahibiz. Bölgemiz tohumluk karışımın olmadığı ari bir bölge ve genetik potansiyelle birlikte karışımın olmaması yüksek kalitede tohumluk üretilmesini sağlıyor. Ayrıca çiftçimiz de çok bilinçli. Özel sektör ürettiği tahıl tohumunun %35’ni Trakya Bölgesi’ne satmaktadır. Nasıl sanayide Almanya birinci sırada gösteriliyorsa Türkiye de ki tohumculukta da Trakya tohumculuğun Almanya’sı konumundadır. Neden bu potansiyeli değerlendirmeyelim dedik. Bizim Trakya Bölgesi olarak az evvel de bahsettiğimiz gibi tohumculuk konusunda birçok artımız var. Trakya tohumcuları olarak birçok anlamda artılarımız var ama maalesef biz bu artıları öne çıkarıp tanıtımını yapamadığımız için ülke sathında ve dünya çapında yeterince bilinmiyoruz.  Bu farkı da iyi değerlendirelim avantaja çevirelim istedik ve düşüncelerle bilim insanları, ıslahçılar ve tohum üreticilerinin oluşturduğu 39 kişi bir araya geldik ve Trakya Kalkınma Ajansı’nın desteği ile Trakya Tohumcular Derneği’ni kurduk. Biliyorsunuz ki dernekçilik zor bir iş ve Ajansımızın bu süreçte rolü büyük.  Ajansımız başından itibaren bize destek verdi ve sinerji oluşturmamız noktasında adeta itici bir güç oldu. Dernek kurmamızda ki amaç; Trakya tohumunun üstün nitelikli özelliklerini tüm Türkiye’ye ve dünyaya yaymaktır. Hedefimiz de Türkiye de ki tahıl üretimindeki rekolteyi arttırmak. Çünkü Trakya olarak biz tohumculuğu çok iyi biliyoruz. Trakya tohumunun tüm Türkiye ve dünyada bilinmesi ve markalaşması için çalışmalara başladık ve ‘’Trakyalı Tohum’’ etiketi ile Bölgemiz tohumlarını tüm Türkiye ve dünyada bilinmesini sağlayacağız. Derneğimizin üyesi olan firmaların geliştirip ürettiği bu tohumlara bir kontrol mekanizması yani garanti mekanizması getireceğiz. Yani, çiftçilerimiz dernek güvencemiz altında ‘’Trakyalı Tohum’’ markasını rahatlıkla satın alabilecekler. Sonraki aşamada ise tüm çiftçilerimizden bu etiketi takip ve talep etmelerini isteyeceğiz. Buradan çiftçilere çok net mesaj bir vermek istiyoruz :’’ Trakyalı Tohum markasını alın rekolteniz artsın’’. Bunu söylerken de tabi bu işin bir altyapısı var. Bugün Anadolu’nun hangi noktasına giderseniz, Trakya’da üretilen tohumun tercih edildiğini göreceksiniz. Tahıl bazında tohum ıslahında öncü Trakya’dır. Bizim ihtiyacımız olan bunu ortaya çıkarıp marka yaratmaktı. Onu da önümüzdeki süreçte gerçekleştireceğiz. Çok yoğun bir tanıtım çalışması ile çıkıyoruz yola. Trakyalı Tohum’’ markasını sosyal medya, reklam ve ulusal basında yoğun bir şekilde tanıtımını yapacağız. Derneğimize üye 26 tohum firmamız, hali hazırda arpa ve buğday çeşitleri üretiyor. Bunun yanı sıra yem bezelyesi, hibrid Ayçiçek ve çeltik konusunda da çalışmalar yapıyorlar.  Firmalarımızın Ar-ge’lerin den çıkardıkları ya da Ar-ge kuruluşları ile ortak olarak geliştirip kayıt altına aldıkları bu çeşitlerin üretim garantisini vererek ‘’Trakyalı Tohum’’ etiketi ile tanıtımını ve satışını yapacağız. Tanıtım çalışmalarımızın bir ayağı da hem Trakya hem de Anadolu’nun çeşitli yerlerinde dernek üyelerimizin sahip oldukları çeşitleri büyük alanlarda demo yaparak o bölge insanı ve çitçisine göstermek olacak. Amacımız hangi çeşidi beğeniyorlarsa o tohumunun üretim kalitesini en yüksek orana çıkarmak, garanti ve etiketlerle birlikte çitçinin beğenisine sunmak olacak. Faaliyetlerimizden bir diğeri de halkı bilinçlendirmek olacak.

İhracat konusuna gelecek olursak Bölgemizde Kalkınma Ajansı ile birlikte ortak projelerimizden birisi de tahıl üretiminde dünyanın üretim merkezlerinden olan Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği’nde 2022 yılı başında birer temsilcilik açacağız. Temsilcilik açarak çeşitlerin tescili ve ticari hale gelebilmesi için çalışmalar yapacağız.

Kısacası, Dernek olarak Markayı olgunlaştırıp markanın kontrolünü sağlayacağız ve bu markayı sadece derneğimize üye firmalar kullanabilecek. Bunu yaparak Trakya Bölgesi’ndeki tohumculuğun gelişmesine katkıda bulunmak, farkındalık yaratmak ve bu farkındalığı yarattıktan sonra da dernek üyelerimizin bilgi, beceri, yatırımlarını da desteklemek istiyoruz.”