TOPÇU BABA KURBANI

ELİNE-BELİNE-DİLİNE ve de

GÖZÜNE…

 

Topçu Baba Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından kültürel etkinlik olarak 20.si, Adak Kurban etkinliği olarak Alevi-Bektaşi dünyasının yüzlerce yıldır devam eden bir geleneği olarak düzenlenen “Topçu Baba Kurbanı” etkinliği büyük ve coşkulu bir katılım ile kutlandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etkinliğe Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, İl Genel Meclisi Meclis Başkanı Saffet Üresin, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Kofçaz Belediye Başkanı Mehmet Balcı, sivil toplum örgütleri temsilcileri, çevre köy muhtarları ve civar köyler katıldı.

 

Etkinlikte adanan kurbanların kesimi, işlenmesi, pişirilip servis edilmesi sırasında çok sayıda gönüllü görev aldı.

Topçu Baba Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Dağ açılış konuşmasında “ Topçu Baba Kurbanı sadece bir etkinlik değil, bu bir kültür, yaşam biçimi, dostlukların pekiştiği, kardeşliğin kenetlendiği ilahi aşkın coştuğu bir inanç, ibadet biçimidir. Bizlerin görevi de içimizde çığ gibi büyüyen bu inanç kültürüne sahip çıkmak ve elimizden geldiğince destek olmaktır. Zaman ayrışma değil, birlik zamanıdır. Zaman kötülükleri yenme, iyiliklere yürüme zamanıdır. Zaman değerlerimize sahip çıkma zamanıdır. Eksiklerimizi tamamlama tek vücut olma zamanıdır.” Diyerek,  başladığı konuşmasında etkinliğin anlam ve önemine değindi.

Hala, Alevi-Bektaşiliği anlamayan, alevi-bektaşileri tanımayanlara ise ; “ Siz kimsiniz diye soranlara,

Biz Muhammed- Ali diyenlerdeniz

Dost Muhammed-Ali’yi sevenlerdeniz, dersek kendimizi tanıtmaya yeterlidir”

diye kısa ve öz bir tanımlama ile Alevi-Bektaşi yolunu özetleyerek günümüzde yaşananlara ve yaşatılmak istenenlere karşı

“ Aydınlanmış toplumlar paylaşmanın da, yardımlaşmanın da, sahiplenmenin de, değerlerinin de kıymetini bilen toplumlardır. Kendi menfaatine, kendi çıkarına ya da belli bir zümrenin çıkarına hizmet etmezler. Sadece topluluklarına, ulusuna, Devletine sahip çıkar ve hizmet ederler. Devletine güvenirler. Devletimizin de bizler güvenmesi, bizleri eşit vatandaş görmesi ülkemizin geleceği açısından elzemdir. Bizim başka inanç gruplarıyla yarışmak, onları rakip gibi görmek bizim yaşam felsefemize aykırıdır. Diyoruz ki, devletimiz tüm inanç gruplarına ayni mesafede olmalı. Geçmişte yaşananlar tekrar yaşanmamalıdır. Nesimi gibi yüzülmek, Nazım Hikmet gibi sürülmek, Mansur gibi. Bedreddin gibi asılmak bizim kaderimiz olmamalı. Ne ezen, ne ezilen olmak istiyoruz. Dostça, kardeşçe bir ülkede yaşamak istiyoruz.”

Diyerek, Alevi-Bektaşi dünyasının ortak dileklerini açıkladı.

Hasan Dağ konuşmasının sonunda gittikleri ve gitmek istedikleri yolun karanlığın değil aydınlığın ve aydınlanmanın yolu olduğunu belirterek

“ Ne mutlu bize ki, Hünkar Hacı Bektaş Veli gibi, Şeyh Bedreddin gibi, Pir Sultan Abdal Musa gibi, Kızıldeli Sultan gibi, Topçu Baba gibi erenlerimiz,

İslamiyet gibi dinimiz,

Alevilik gibi yolumuz,

Mustafa Kemal gibi bir liderimiz” var sözleriyle noktaladı.

PAZARLAMACILAR SINIR TANIMIYOR

Topçu Baba Kurban Etkinliğinin çevrede çok kalabalık olduğunu ve binlerce kişinin geleceğini bilen pazarlamacılarımız artık sınır tanımıyor. Etkinlikte açılan tezgahlarda yok yoktu. Çocuk oyuncakları, giyim kuşam, çeşitli yiyecekler, Karaabalar Köyü meşe balı, Kızılcıkdere sucuk ve hardaliyesi, Karahıdır kirazı tezgahlarda alıcı bekliyordu. En ilginç tezgah ise bir ÇAN USTASI’ nın getirdiği ve sergilediği çeşitli büyüklükte çan tezgahı idi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dondurma satan bir tezgah görünce biraz durakladık. Bakalım bir serseri gelip “ sen niye dondurma yalıyorsun” diye sarkıntılık yapacak mı diye. Bilindiği gibi Ramazan Ayında birçok gazete haberinde bu tür sataşmaları okudu.Neyse ki burası Trakya, burası Kırklareli ve Topçu Baba Kurban etkinliği. Bu yörede insanlar ELİNE- BELİNE DİLİNE sahip olma kültür ve terbiyesi ile yetiştikleri için GÖZÜNE de hakim olmasını bilirler. En son olarak minibüste şortlu bir kızımıza saldıran saldırganın savunması bizi bu konuda düşünmeye sevk etti. Melih Aşık 25 Haziran 2017 tarihli Milliyet Gazetesinin “Açık Pencere” köşesinde de konuya değinmiş ve ünlü Azeri Şair GENCELİ NİZAMİ’ nin “İskendername” isimli eserinden bahsederek göz ile ilgili bir anekdot yazmıştı. Merak edip Genceli Nziami’yi geniş bir incelemeye aldık, günümüze dahi uygulanacak inanılmaz güzellikte öğütler ve uyarılar bulduk. Okurlarımıza Genceli Nizami’yi iyi incelemelerini öneririz.

 

 

 

 

Kadın mı kapanmalı, yoksa erkeğin gözü mü kapanmalı konusunu güzel bir darbı mesel ile işleyen Genceli Nizami olayı şöyle anlatır;

 

 

 

 

 

 

 

Türk boylarında fethe çıkan İskender askerlerinin Türk kadınlarının güzelliklerinden etkileneceğinden korkarak Kıpçak Beylerine kadınların yüzlerini kapatmaları için haber gönderir. Kıpçak beylerini cevabı ders niteliğindedir.

“Yüz kapatmak usul ise sizde,

Göz kapatmak esastır bizde.

Görmemekçin bir özgenin yüzünü,

Yüzde yoktur günah, ört gözünü.

Yüzleri bozma taktırıp yaşmak

Gözü örttür gerekse bu mutlak

Takılsa göze bir örtü, nikaab

Ne güneş görünür, ne de mehtap

Şahın emrindeyiz, fakat yalnız,

Milli adetlere nasıl kıyarız!”

Şiirin yazıldığı tarih 1200 lü yıllar, bugün 2017 yılındayız. Yaklaşık bin yılda ne değişti????

Etkinlikte Kofçaz Semah ekibinin semah gösterisi ilgi ile izlendi. Yerel sanatçılar nefesler okudu ve geleneksel Kurban Eti dağıtımı yapıldı. Kurban kesiminde ve etlerin işlenmesinde yardımcı olan Kızılcıkdere köyü kasapları, civar köylerden gelen genç ve kadınlar pişirme ve dağıtım işinde gönüllü görev alarak mükemmel bir organizasyon içinde binlerce kişiye ayni anda servis yapıldı. Emeği geçenlerin emeğine, kurban adayıp kesenlerin adaklarının kabulüne ve katılanların ve destek olanların ayaklarına sağlık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SARANTA HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27.Haziran.2017