Trakya’ya damgasını vuran tasavvuf şairi

Aslında şairliğinden çok onun, büyük bir çiftliğin sahibi olduğunu, Trakya’ya damgasını vurduğunu anlatmaya çalışacağım. Zira 19. yüzyılda bir dönem Trakya onu konuşmuş, Padişah Abdülhamit onunla uğraşmış, sonunda Trablusgarb’a (Libya’ya) sürgün gönderilmiş, orada ölmüştür. Üzerinde Arizbaba ve Tekkeşeyhler köylerinin, Arız ve Kamber Baba Zaviyeleri’nin bulunduğu 40 bin dönümlük çiftlik onundur. Tasavvuf Şairi Tevfik Bey Baba’dan söz etmek istiyorum.

Şair Mehmet Tevfik Bey’in ailesi Kırım kökenlidir. Babası İsmail Ağa çiftliği satınalmıştır. O ölünce çiftliğin sahibi oğlu Mehmet Tevfik Bey olmuştur.

Tevfik Bey kültürlü bir kişidir. Zengin bir kütüphanesi vardır. 40 yaşında iken beslediği Eyalet askerleri ile 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşına katılmıştır. Ruslar bu savaşta Yeşilköy’e kadar Trakya’yı işgal etmişlerdir. Bu işgal sırasında mezarı Babaeski’de bulunan Hristiyan Azizlerden Aya Nikolas (Noel Baba)nın anısına bir kilise inşa etmişlerdir. Tevfik Bey bu inşaata karşı çıkmış, kiliseye çan takmalarını önlemiştir. Ona göre Babaeski’de mezarı olan Türk Dervişi Sarı Saltuk’tur. Bu olay Tevfik Bey’i Trakya genelinde şöhrete ulaştırmıştır. Tevfik Bey’i şöhrete ulaştıran bir başka neden de oun kültürlü, bilgili, laik ve liberal düşünceli bir şair oluşudur. Alevi-Bektaşi bir şahsiyettir. Dost sohbetlerinde zamanın bağnazlarına sert eleştiriler yöneltir ve özellikle ezanın güzel sesli imamlar tarafından okunmasına özen gösterirdi. Ancak birileri Tevfik Bey’in imamı değil, ezanı eleştirdiğini iddia ederek, Tevfik Bey’i Padişah Abdülhamit’e jurnal etmiştir. O yıllarda Kırklareli (Kırkkilise) Edirne’ye bağlı olduğu için Tevfik Bey bu şikayet

üzerine Edirne’de yargılamış, idama mahkum edilmiş, çiftliğin elinden alınmasına hükmedilmiştir. Fakat itiraz üzerine bu karar değiştirilmiş, Alevi-Bektaşi şairi adı ile ünlenmiş olan Tevfik Bey Baba, Trablusgarb’a (Libya) sürgüne gönderilmiştir. Çiftliğin yönetimi Trakya’nın ilk kadın şairi Fatma Hürmüz Hanım’ın eşi şair Servet Bey Baba’ya kalmıştır. Servet Bey de ünlü bir tasavvuf şairidir. “Kerbela Olayı” üzerine yazdığı 260 beyitlik şiiri ile Trakya’da isim yapmış, Alevi-Bektaşi Halk Edebiyatı’na geçmiştir.

Tevfik Bey Baba, Trablusgarb sürgününden geri dönememiş, orada 1898 yılında ölmüştür. Ölmeden önce torunu Muhittin Özenbaş’a bir “Nasihatname” göndermiştir. Muhittin Özenbaş Siyasal Bilgiler’den ayrılmış, 1917 yılında Kırklareli Belediye Başkanı olmadan önce bazı arkadaşları ile Trakya’da ilk “Müdafaa-i Milliye Cemiyeti”ni kurmuş, Kırklareli’nden İstanbul’a giderek, Anadolu’ya silah sevkiyatında çalışmıştır. Bu süreçte Tevfik Bey Baba’nın elinden alınmayan çiftlik 1940’lı yıllarda çok ucuz bir istimlak bedeliyle elinden alınarak, bu araziye “Arizbaba ve “Ulukonak” köyleri kurulmuş, 1937’de Romanya’dan gelen göçmenler iskan edilmiştir. Bu tarihi çiftliğin bir köşesinde (bir dönüm kadar bir yerde) çiftliğin sahiplerinden bazılarının mezarları bulumaktadır. Yani Tevfik Bey Baba’nın 40 bin dönümlük çiftliğinden aileye bir dönümlük mezarlık yeri kalmıştır.

Tevfik Bey Baba ve torunu Muhittin Özenbaş baskıda olan “Kırklareli’ni Geçmişten GeleceğeTaşıyanlar” adlı kitabımızda yer almışlardır.

Tevfik Bey Baba’nın hayatının son günlerinde torunu Mehmet Muhittin (Özenbaş) e yazdığı ÖĞÜT MEKTUBU.

 

[blockquote]Gözümün nurû oğlum.

İnsan, dünya denen değişkenlik ve belleksizlik ortamında bulundukça üzücü olaylara da karışır.

Tanrı’nın dayanıklı kulları, belâlara isyansız katlanır. Her durumda metin ol, yavrum.

Elden geldikçe, iyi eğitim görmüş ölçülü insanlarla görüşmek gerekir.

Edebsiz kişiler, onlarla dost olanları her zaman kendilerine benzetip ahlâksız ederler.

Tanrı’nın yaratığı insanların acımaya layık olanlarından yardımını esirgeme .

Büyükleri say, küçükleri hor görme. Önemli işlere girişmezden önce, güvenilir, bilir kişilere danış.

Sağlam dost olan bir arkadaşın yanılıp seni üzecek olursa ona yüz çevirme, onunla ilişkini kesiverme. Onu affet.

Hakkını aramayı bil. Sana yalan söyleyip aldatmaya kalkışanı affetme. Öylesine sert davran.

Başkalarının sözüne hemen inanıverip öryargıya varma, söylenen sözün gerçeğe uyup uymadığını araştır. Ancak dostluğunun sağlamlığını denediğin kişilere güven duy.

Tanrı’nın hikmetlerine akıl erdirmek isterseniz, bunun için çok çaba sarf ediniz. Ol hikmetlere akıl erdirmek, o uğurda yeterli çabayı göstermekle olasıdır.

Borcunu inkâr etmek, namuslu insana yaraşmaz. Alacaklılarına karşı dürüst ol. Babanı anarken ona Tanrı’dan rahmet dile.

Annene saygısızlık aklından geçmesin. Eşini haksız yere gücendirme de bencileyin pişman olmıyasın.

Aynı çatı altında yaşadığın yakınlarından ve diğer hısımlarından müslümana yakışır biçimde yaşıyanlara yardımcı ol. Deden gibi sert, öfkeli olma. Babanı örnek edinip yumuşak davran ve yumuşak konuş.

Karşındakini anlamaya çalış. Tanrı’ya inan ve O’nun varlığını kalbinde duy. Tanrı’nın gösterdiği yolda yürürsen, hiçbir zaman kötü yollara sapmazsın.

Vakit buldukça oku. Bilim elbette insana iç rahatlığı verir.

Tanrı’nın elçisine ve yakınlarına sevgi duy ve bağlılık göster de iki dünya da yüzün ak, geleceğin parlak olsun, oğlum.

Selâm, hidayetle (islâm dinini doğru yoluna) tâbî (bağlı) olanların üzerine olsun.

20 Temmuz 1896 Deden – Mehmet Tevfik alevibektasi.org’dan alınmıştır.[/blockquote]