Türkiye’nin geleceği için mutlaka iyi bir tarım politikası oluşturulmalı

142

Tarımda, yapısal, ekonomik, sosyolojik, kültürel, yasal, örgütlenme ve daha bir çok konuda ciddi sorunlar var. En temel sorun; iktidarların, toplumun genel olarak tarımı önemsememesi, yok sayması ve bunun sonucunda da değersizleştirilmesidir. Tarıma değer verilmesi, değer kazandırılması gerekiyor. Daha yalın bir anlatımla tarıma bakışın değişmesi gerekiyor.

– Tüm ülkede uygulanacak, geniş kapsamlı, sağlam zemine oturtulmuş, uygulanabilir ve uzun vadeli somut ve hayata geçirilebilir bir tarım politikası yapılmalı. Bu tarım politikasının içine tüm paydaşlar dahil edilmeli. Tarladaki çiftçiden, pazardaki satıcıya kadar tüm süreçdeki etmenler dahil edilmeli.

– Tarımda dışa bağımlılığı azaltacak, kendi kendine yetebilecek seviyeye gelinecek, uzun vadeli devlet politikaları (hükümet değil) oluşturulmalı. Bu politikalar her hükümet döneminde değiştirilmemeli, devlet, ülke politikası olarak uygulanmalı.

– Tarımsal politikalarda hedeflere ulaşabilmek için kamunun önderliği, liderliği olmalı.

– Ziraat odaları, veterinerlik odaları etkin bir şekilde üretime dahil edilip, tüm üretim süreçleri ve takibini organize edebilmeli.

– Üniversitelerde kaliteli eğitim verebilecek Ziraat Fakülteleri açılmalı/desteklenmeli, bölgesel uygulamalara eğitim, araştırma, ar-ge desteği sağlanmalı. Öğrenciler teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitimle de desteklenmeli. Öğrenciler sıralarda/kampüslerde aldıkları eğitimlerini tarlada, ahırda, seralarda devam ettirmeli/tamamlamalı.

– Çiftçi eğitimi mutlaka sağlanmalı. Üretim yapan, satan, destek alan, oda/kooperatif üyesi olan tüm çiftçiler mutlaka akıllı tarım uygulamaları, alternatif ürün yetiştirme, örnek tarım uygulamaları v.b. konularında mutlaka şartsız eğitime tabi tutulmalı.

– Tarım ve gıda ile ilgili eğitim ilkokuldan başlayacak şekilde düzenlenmeli. Gıda israfı, bilinçli tüketim konularıda gerekli eğitimler verilmeli, farkındalık oluşturulmalı.

– Üretimde, pazarlamada, depolamada yaşanan israfların önüne geçilmeli, gerekli tedbirler mutlaka alınmalı. Tarladan sofraya kadar uzanan ürün değer zincirlerinde yüzde 50’ye varan israf ve verimsizliklerin önüne geçecek tedbirler alınmalı.

– “Yerelde üret, yerelde tüket” anlayışı geliştirilmeli. Marmara Bölgesinde narenciye yetişebilirken, Akdeniz Bölgesinin narenciyesi Marmara’da daha pahalıya tüketilmemeli.

– Marketlere, pazarlara belirli oranda yerel ürün satma zorunluluğu getirilmeli.

– Tarım kredi kooperatifleri üretimde olduğu kadar pazarlamada da yer almalı.

– Plansızlık ve yetersiz veri nedeniyle gıda fiyatlarında yaşanana suni dalgalanmalar ve fiyat artışlarının önüne geçilmeli.

– Hayvancılıkta yem fiyatlarında, hububatta tohum maliyetlerinde yaşanan spekülasyonların önüne geçilmeli.

Tüm ülkeyi kapsayacak şekilde yapılacak bir iyi tarım politikası ile çiftçi, köylü geliştirilebilir, Tarım 4.0’a geçişi sağlanabilir. Ve böylece yine ülke olarak kendi kendine yetebilen bir ülke olur, tarım üretimi arttırılabilir, en azından tarımda dışa bağımlılık azaltılabilir. En azından çiftçi, bağı bahçesi boş dururken marketten meyve sebze almaktan kurtulur.

Hikmet Metin (29 Mayıs 2020) Kırklareli