Türkiye’nin Savunma Hattı: Strazburg

107

TUNA NEHRİ-ÇANAKKALE BOĞAZI ve Strazburg’ ta biten yalan

1877 Yılında Rus Çarı’ nın Orduları Tuna Nehri boylarını işgale başladığında, bir hafta içinde İstanbul’ a ulaşmayı planlamıştı, tıpkı 1915 yılında Çanakkale boğazına gelip savaşı başlatan İngiliz donanması gibi. Akşam yemeğini nerede yeriz diye ayrıca bir plan bile yapmışlardı. Ancak her türlü olasılığı hesaplayan Rus Çarı’ nın generalleri karşılarına bir OSMAN PAŞA çıkacağını hesap etmemişlerdi.

Osman Paşa Tuna boyunda öylesine bir müdafaa hattı kurdu ki değil Rus Çarının Orduları, Dünya gelse o hattı geçemezdi. Tuna nehri bile aşka gelip bu işgal ordusuna geçit vermem dedi, türkülere destan oldu.  Ancak Padişahın etrafındaki yalakalar bu şanlı müdafaa hattına düşmandan daha çok zarar verdiler.

Osman Paşa “ İSTANBUL’UN SAVUNMASI TUNA NEHRİNDEN GEÇER” diye telgraflar çektikçe, onlar , “AMAN PADİŞAHIM BU OSMAN PAŞA VAR YA, AMAN HA ALLAH SAKLASIN,  GÖZÜ TAHTINIZDA “ diyerek yardımı engelliyordu.

O taht ne padişaha yar oldu nede yalakalarına. Tuna nehri bile böylesine bir ihanet çalışmasından yorulup “ akmam demekten vazgeçti”. Tuna nehri aktı akmasına, ama yüz binlerce masum insanın kanı pahasına. Tuna Nehrini geçen Rus Orduları işgal ettikleri yerlerde büyük bir katliam, soykırım yaptılar. Olayları takip eden İngiliz gazeteci bile bu vahşet karşısında dayanamamış “ BALKANLAR İNSAN MEZBAHASINA DÖNDÜ “ diye gazetesine haber yapmıştı.

Daha kanlı olayların yaşanacağından korkan POMAKLAR  “POMAK TİMRAŞ CUMHURİYETİ” ni kurarak Rus Ordusunun karşısına dikilmişti. Pomakların şanlı direnişi sonuç vermiş ve Rus Ordusu Yeşilköy önlerinde durmak zorunda kalmıştı. İmzalanan ihanet anlaşmaları yırtılmış, her şey yeniden yazılmıştı. Pomaklar “ FERMAN PADİŞAHINSA DAĞLAR BİZİMDİR” diyerek bu kanlı gidişi durdurmuşlardı.

Ayni olayı 1. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale’ de yaşadık. Mustafa Kemal isimli bir subay, İngiliz Donanmasının karşısına dikilip “ DUR.. ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” demişti. Çünkü Mustafa Kemal’ in askeri dehası ve tarihi bilgisi Çanakkale geçilirse nelerin yaşanacağını iyi tespit etmişti.

28 Ocak’ ta Strazburg’ ta Doğu Perinçek isimli bir kahraman yeni bir savunma hattı kurdu, emperyalizmin yüz yıldır süren kanlı yalanlarına karşı. Hani demokrasinin gereği, ifade özgürlüğü gereği vs.vs. her türlü düşünceyi ifade etmek serbest idi. Onlar için geçerli olan bu ifade özgürlüğü bizlere yasaklandı. “ ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR DEMEK YASAKTIR”. Hadi canım sende yüz yıl sonra bir başka kahraman çıkıp “ HADİ CANIM SENDE. SENİN BU YASAĞINI TANIMIYORUM. ÇÜNKÜ HİÇ BİR HUKUKİ DAYANAĞI YOK.” Dedi ve her şey tersine döndü.

28 Ocak 2015, 150 yıllık yaşadıklarımız içinde Tuna Savunması, Çanakkale Savunması kadar önemli bir savunma hattının kurulduğu gün olarak tarihte yerini alacaktır. Gönül isterdi ki Doğu Perinçek’ in kurduğu bu müdafaa hattı tüm devlet yetkililerince benimsensin ve desteklensin. Toplumsal tepkinin yarattığı “ BENİ ALIN- DOĞU PERİNÇEK’ İ GÖNDERİN” protestoları çığ gibi büyümeseydi, Doğu Perinçek’ in  Strazburg’ a gitmesi bile engellenecekti.

Neyse ki gidiyor. Gönül isterdi ki TBMM mensubu tüm milletvekillerimiz ve hatta emekli olanlar ve de sağlık durumları elverenler orada milletini temsil etsin.  Fakat fark etmeyecek galiba. Dün olan saray entrikaları ve hainlerin ihanetleri bugün hala anlatılıyor ve unutulmadı, bugün yaşananlarında unutulmayacağı gibi. O günler Tuna boylarında GAZİ OSMAN PAŞA, Çanakkale siperlerinde Mustafa Kemal varsa bugünde orada bir kahraman olacaktı elbette.

Bu tarihi duruşmanın  bin yıldır kardeşçe ve dostça yaşadığımız ermeni vatandaşlarımıza ve tüm insanlığa barış getirmesini ve bundan böyle bu topraklarda kardeşçe yaşayacağımız güzel günlerin yakında olduğunu düşünerek şimdiden barışa uzanan elleri öpüyorum.

Mustafa Karaca – SARANTALI KÖYLÜM