Türklerin 150 yıl süren isyanı – Celali isyanları

222

16. ve 17. Yüzyıllarda Anadolu’da toplumsal ve ekonomik yapının bozulması ile başlayan isyanlara Celali İsyanları adı verilmiştir.

Celali adı 1519 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde devlete başkaldıran Bozoklu (Yozgatlı) Şeyh Celal’in adından kaynaklanmaktadır. Dinsel görünümlü olan Şeyh Celal isyanı önce Tokat Turhal yöresinde ki Türkmen Halk arasında başladı. Devletin vergi toplayan memurlarının artan yolsuzluklarına karşı hoşnutsuzluk binlerce çiftçinin bu isyana katılmasına yol açtı. Köylerden kasabalara ve kentlere yayılan isyan kanlı bir şekilde bastırıldı.  Ama Şeyh Celal Anadolu halkı arasında büyük ün kazandı. Bu tarihten sonra 150 yıl süren benzer isyanlara Celali İsyanları, isyancılara da celali dendi.

Celali İsyanlarının Bilinen Nedenleri;

Coğrafi keşifler ile Osmanlı İmparatorluğunun gelirlerinin azalması ve giderlerinin artması, vergilerini ödeyemeyen köylülerin topraklarını bırakması, devletin artan para ihtiyacının vergileri artırma yolu ile temin etmeye çalışması toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasını kısır döngü haline getirdi.

Türk devlet Töresi gereği devletin yurttaşına karşı sorumlulukları arasında yer alan Yurttaşa karşı üç temel görevi; 1. Gümüşün (paranın) değerini korumak, 2. Halkına doğru yasa (köni törü) çıkarmak, 3. Ulaşım yollarını güven altına almak gibi temel görevlerini bile yapamaz hale gelmiştir.

Osmanlı kaynakları isyanın nedenleri arasında Cağalazade’nin sadrazamlığı döneminde orduyu nizama sokacağını söyleyerek aldığı sert tedbirler nedeniyle firar eden otuz bin askerin Anadolu’ya geçerek isyan ve eşkıyalık yapmaya başlamalarını(1),

Sadrazam Yemişçi Hasan Paşa’nın ilmiye (din adamları), seyfiye (kılıç erbabı-askerler), kalemiye ( memur – bürokrat) sınıfına yönelik alınan sert tedbirler ve tayinleri(2) gibi uygulamaları da isyanların nedenleri arasında gösterir.

Suhteler Ayaklanması;

Köylülerin yoksullaşması, köylü çocuklarının medreselere dolmasına yol açtı. Medrese eğitimi sonunda iş bulmaları güçleşen medrese öğrencileri de (suhteler) Bolu,Bursa ve Samsun yörelerinde silahlanıp köy basmaya, yol kesmeye, eşkıyalık yapmaya  başlamışlar. Celali isyanları içerisinde sayılan bu ayaklanmalar suhteler ayaklanması olarak adlandırılmıştır.

İsyanlar öyle yaygınlaşmış ki, din adamları, askerler, esnaflar, köylüler her kesim  memnuniyetsizliğini ayaklanmalara vardırmıştır. İstanbul’da bir camide toplanıp padişaha gönderdikleri bir dilekçe ile devletin bazı görevlilerinin kellesini istemek sık rastlanır ayaklanma şekline gelmiştir.(3)

Bu ayaklanmalar nedeniyle kamu düzenini sağlayamayan  padişahlar çıkardıkları adalet fermanları ile köylüleri soyguncu yönetici ve memurlara karşı silahlı mücadele etmelerini istedi. Herkes kendi adaletini sağlamaya kalkınca her türlü kargaşa ve felaketler ülke düzeyini sardı.

Padişahlar bazı isyanlar, isyancıları  mecburen önemli görevlere tayin ederek isyanın sona erdirilmesine çalıştı.(4)

Celali İsyanlarında Büyük Kaçgunluk Dönemi;

Celali isyanları dönemi Osmanlı’nın önemli gelir kaynaklarından olan toprak düzeni bozuldu. Topraklarını terk etmek zorunda kalan köylüler için Çiftbozan terimi kullanıldı. Canını kurtarmak için bir kısmı şehirlere göç etti. Bir kısım köylü ise yerleşim yerlerinden uzak, ulaşılması zor yerlere kaçarak yeni köyler kurdu. Topraklarını terk eden köylülerin bu kaçışına “Büyük Kaçgunluk” adı verildi.

Ağır vergileri ödeyemez duruma gelen toprak sahipleri vergileri ödemek için yüksek faizle borç aldı. Köylüler borçlarını ödeyemedikleri için toprakların işleme hakkını tefecilere devretmek zorunda kaldı.Topraklarını terketti. Büyük kaçgunluk mağduru olan köylülerin boşalttığı topraklar Mültezimler  ve yerel  devlet yöneticilerin eline geçti.

İstanbul’da Şeriat ehli Kadızadeliler tarikatı mensupları 1651-1656 yılları arasında  Tasavvuf ehli Sivasiler tarikatı dergahlarına saldırarak ölümlere ve yıkımlara neden olmuştur.(5)

Türk halkı 150 yıl fakir, eğitimsiz, korumasız ölümlere ve zorbalıklara maruz kalmıştır. Sosyal sermaye iflas etmiştir.  Yurt Kılıçla alınır, kalemle tutulur.(6)  İnancı unutulmuştur.

Osmanlı Toprak düzeni bozulduğu için sipahilik önemini yitirdi. Tarımsal üretim düştü, kıtlık ortaya çıktı, tarım ürünlerinin fiyatları yükseldi. Yüzbinlerce insan canını malını yitirdi.

Roma İmparatoru Augustus Kendi Celali İsyanlarını ve Roma İç Savaşını Nasıl Önledi;

Roma İmparatoru Augustus Caius İulius Caesar Octavianus Roma İmparatorluğu yaptığı (İÖ 27- İS14) dönemde Roma’da yüz yıldan fazla bir zaman süren toplumsal bunalımı ve iç savaşı aldığı akılcı tedbirlerle 34 yılda önlemiştir.

Önce rakipleri ile anlaşarak üçlü bir birlik (Triumvirlik) kurdu. Manevi babası sezar’ın katilleri Brütüs ve Cassius’u Philippi Savaşında yenerek ortadan kaldırdı.

Uyumlu yönetimi ile herkesi memnun etti. Genel Barış ilanı yaptı. Yönetimi yeniden düzenledi.

Senatörlerin sayısını İÖ28 yılında 1000 den 600 e düşürdü.

Yurttaşların devlete olan borçlarını bağışladı.

Cumhuriyete ve onun yasal kurumlarına  yenidenişlerlik kazandırdı.

Tüm yetkilerini senatoya bıraktı. Bunun üzerine Senato da ona kutsal anlam taşıyan AUGUSTUS ünvanı verdi ve sınırsız yetkiler tanıdı.(İÖ 27) Roma da (İmparatorluk olarak kabul edilen Principatus dönemi başladı.

Bu dönemde Ugustus eyaletlerin yönetimine yenilik getirdi. İçinde asker bulunan ve sınırlarda yer alan eyaletleri imparatora bağladı. Diğerlerini senatoya bağladı.

Eyalet valilerinden mali yetkileri alıp onları devletin maaşlı memuru yaptı.

Böylece yolsuzlukları önledi ve halkı vergi memurlarının baskısından kurtardı. Ülkenin her yerinde imar çalışması başlattı ve ordunun bir bölümünü terhis etti.

Aile bağlarını güçlendirmek için yasalar çıkarttı.

Sanatkarları, yazarları ve şairleri eser vermeye teşvik etti.

Romanın tarihini yazdı, ayrıca Romanın kuruluşunu anlatan ulusal bir destan yazdı.

Res Gastae Dive Augusti adlı bir eser yazıp bunu vesta tapınağındaki rahibelere teslim etti. Ölümünden sonra sütunlara yazılan bu eser adını taşıyan tapınağın önüne dikildi. Kopyaları eyaletlere gönderildi.


KAYNAKLAR:
(1) Aksun Ziya Nur Osmanlı Tarihi Sf.447
(2) Aksun Ziya Nur Osmanlı Tarihi Sf.451
(3) Joseph von Hammer Osmanlı Tarihi Sf.353
(4) Joseph von Hammer Osm.Tarihi Sf.495
(5) Joseph von Hammer Osm.Tarihi Sf.497
(6) A.Dilaçar Kutadgu Bilig İncelemesi sf.50