Yaşamı çocuktan da öğren

101

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi adlı derneğin kurucusu Yosun Karaca, “Derneğimizde doğayla bütünlüklü bir yaşamı, çocuklar ve yakınlarıyla sanatın kılavuzluğunda yaşıyoruz. Unutulan bir konuya dikkat çekerek ‘Yaşamı çocuktan da öğren’ diyoruz“ dedi.

 

Röportaj: Neslihan PERŞEMBE /Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi adlı dernek, çocuklar ve yakınları ile doğayla bütünlüklü bir yaşam, doğru beslenme, çevre duyarlılığı, sanat konularında alternatif eğitim biçimlerini kılavuz alarak çalışmalar yapıyor. İnsanların günlük sıkıntılarını atacakları bir yer olan derneği kuran Yosun Karaca, “Amacımız çocukların doğaya yabancılaşmasını değil, doğayla birlikte bir yaşamın daha doğru olduğunu düşünmelerini sağlamak. Plastik ve cafcaflı sunduğumuz hiçbir şey yok. Duvarlarımızı çocuklar istediği gibi boyayabilir. Ellerini çamura bularlar. Yaş gruplarını ayırmaksızın doğal olan malzemeyle bir arada olarak birlikte bir şeyler yapılır. Her şeyin doğalı yaşanır. Yaş olarak da en doğal davrananların çocuklar olması nedeniyle, ‘Yaşamı çocuktan öğren’ diyoruz“ diye söz etti. Yosun Karaca, Benim İzmirim’e konuk oldu.

Yosun Karaca’yı okurlarımıza tanıtalım…

1980 Kırklareli doğumluyum. İzmir’e 19 yaşında Spor Akademisi’ne hazırlanmak için geldim. Ege Üniversitesi Spor Akademisi’ni kazandım. Bir gün sınav öncesi yine çok ciddi efor sarf ettiğimiz antreman yapıyorduk. Çok zordur sınavları. Bir günde iki idman yapılır. Arkadaşlarım derece almak için koşuyordu. Arkadaşlarımı izlerken ağlamak geldi. Spor hocalarım da bana, “Senin güzel sanatlarda okuman lazım“ dediler. Üç yıl sonunda akademiyi bıraktım. O zaman çok gençtim. Ne istediğimin ve nerde olmam gerektiğinin farkında da değildim. 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne hazırlandım ve fotoğraf bölümünü kazandım. Çok küçük yaşımdan beri fotoğraf çekiyordum. O fotoğrafları da saklarım. Mezun olduğumda oğluma hamileydim. Sonra da yaşamım oğlumla geçmeye başladı. Kişisel fotoğraf çalışmalarım da aksak ritim devam ediyor. Çocuklar için sanat kamplarında fotoğraf öğretmenliği yaptım. Özel ders verdiğim öğrencilerim de oldu. Ayrıca free lance olarak doğum, düğün, yaş günü gibi özel gün fotoğrafları çekiyorum. Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi adlı derneği kurdum.

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi‘ni kurma fikri nasıl oluştu? Ne zaman kuruldu ve misyonu nedir?

2010 doğumlu bir oğlum var, ismi Derin. Onunla beraber hayatı yeniden ve başka bir dille öğreniyorum. O benim en iyi öğretmenim. Bir çocuğun hayatının değişmesiyle dolaylı olarak her şeyin, koskoca bir dünyanın değiştiğini gördüm. Kendi çocuğumdan ayrılmadan, onunla birlikte bir şeyler üretmek istedim. Bu nedenle de çocuklarla beraber bir şeyler yapmak istedim. Ancak aynı zamanda çocuklarla birlikte üretmek, olmak çok keyifli. Doğaya ve doğal yaşama dair hassasiteyim çok yüksekti. Vejeteryan ve ardından da vegan bir yaşama geçtim. Sürdürülebilir bir yaşam olması ve insanın kendi emeğiyle günlük ihtiyaçlarını karşılaması ve başkalarıyla bu yaşamın paylaşılması önemli. Tüm bunları hayata geçirebileceğim bir mekan olarak burayı hayal ettim. Bütün temizlik malzemelerimiz doğal.

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi ne zaman kuruldu ve misyonu nedir?

Alternatif yaşam ve eğitim biçimleri, doğa, çevre ve hayvanlar konusundaki duyarlılığım beni çocuklar konusuna eğilmeye itti. Ocak ayında faaliyetlerine başlayan Çocuklar İçin Ekoloji ve Sanat Atölyesi adlı derneğimizde, çocuklar ve yakınları ile doğayla bütünlüklü bir yaşam, doğru beslenme, çevre duyarlılığı, sanat konularında, alternatif eğitim biçimlerini kılavuz alarak çalışmalar yapıyoruz. Amacımız; çocukların doğaya yabancılaşmasını değil, doğayla birlikte bir yaşamın daha doğru olduğunu düşünmelerini sağlamak. Çocukların doğaya karşı değil, doğayla birlikte olduğumuzda mutlu olabileceğimizi anlayabilen kişiler olmasını sağlamak. Örneğin böcek gördüğünde korkan ya da ezen değil, o böceğin de yaşam hakkını savunan çocuklar görmek istiyoruz. Çocukların bizim atölyemizde yönlendirilmeden, sınırlandırılmadan, mükemmel değil, özgün fikirler ve işler çıkarmaları misyonumuz. Oğlumun ve buradaki tüm çocukların yeteneklerinin, meraklarının, içlerindeki güçlü ve saf enerjinin bastırılmadığı bir yer burası.

Hangi yaş grubu derneğinize geliyor?

Yaş sınırımız yok. 2 yaşında gelen de var ancak bu durumda ebeveyni daha çok ilgileniyor. 4 yaşındaki bir çocuk kendi başına bir şeyler yapabiliyor, arkadaşlarıyla oyun kuruyor. Çamurdan tabletler yapıp el izimizi almaya yönelik bir etkinliğimiz oldu. Çocuklar çamurdan sadece el izi almadı, çok sayıda şey üretti ve ürettiklerini de yanlarında götürdüler. Mutlu oldular. Çocuklar birbirlerine çoğu şeyi çok güzel öğretiyor, öğreniyor. Çocuklar bize çoğu şeyi öğretiyor. Resim yapmak isteyen resim yapıyor, oyun oynamak isteyen oyun oynuyor. Buraya gelip hiçbir şey de yapmayabilir. Bazı etkinliklerimiz belli yaş grubuna göre oluyor. Mesela vegan etkinliği yaptık ve hayvan hakları ile ilgili sunumumuzun bir yaş sınırı vardı. Küçük çocuklar anlamazdı, 9 yaş sınırı koymuştuk.

Derneğinizin etkinlikleri nelerdir?

Resim, heykel, fotoğraf gibi sanatın farklı alanlarında eğitimli, uzman kişiler, çocuklarla bir araya geliyor. Dışarıdan atölye çalışmalarına da yer veriyoruz. Yürüyüşlerimiz, sabun atölyemiz oldu. Doğal zeytinyağı sabunu ve deterjan yapımı atölyelerin, Menemen’deki İmece Evi’nin katkılarıyla gerçekleşti. Katkısız ve doğal zeytinyağı sabununu kendimiz yaptık. Kimyasal temizlik alışkanlıklarına farklı açıdan yaklaştık. Doğaya zarar vermeyen bir temizliğin mümkün olduğunu ispatladık.

Çocuklarını buraya getiren ebeveynler de etkinliklere dahil oluyor mu? Gelenlerin ortak yönleri nedir?

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi, sadece çocuklar için değil, kendisini çocuk hissedenlere de hitap eden bir yer. Bugünkü çamurla ilgili etkinliğimizde çocuklar kimi zaman resim yapmak üzere ayrıldı. Kimi zaman da oynamaya çıktılar. Bu sefer ebeveynler çamurla oynadı, bir şeyler üretti. Her yaşta böylesi etkinlikler hoşa gidiyor. Farklı mesleklerden kişiler derneğimize geliyor. Ortak yönleriyse hepsinin doğal yaşamdan yana olmaları.

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi‘ne gelenlerde nasıl bir değişim görüyorsunuz?

Buradan mutlu ayrılıyorlar.

Festival ve bienallere katılıyor musunuz?

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi‘ni açtığımız ay, Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali’nde davet aldık. Üstelik bienale başvurmamıştık. Bir ay yoğun bir şekilde oraya hazırlandıktan sonra bienale katıldık. Çalışmalarımızı beğendiler. Totelde çok iyi bir etkinlikti.

Çocuklardan neler öğrendiniz?

En başta samimi, yalansız ve net olmayı öğrendim. Kendinizi bir çocuğa sorun, bir yetişkinden daha iyi sizi anlatır. Aynı zamanda sabırlı olmayı öğreniyorsunuz. Çünkü çocuklar bazen sınırları aşabiliyor.

Yeriniz nerede? Web sitenizin adresi nedir?

Barbaros Mah. 304 Sok. No: 9 Konak-Karataş adresindeyiz. Dernekteki çalışma ve faaliyetlerimiz, Çocuklar İçin Ekoloji ve Sanat Atölyesi adlı Facebook adresinden, ayrıca www.ekosanatcocuk.wordpress.com adlı sitemizden takip edilebilir.

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi’nde dernek yararına Vegan Kafe’niz de var. Bu kafeden söz eder misiniz?

Veganlıkta biliyorsunuz hayvan kökenli gıdalar ve diğer hayvansal ürünler kullanılmaz. Vegan kişiler, hayvan kullanımı yoluyla elde edilen gıdaları, giyecekleri ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı da red eder. Vegan Kafe’mizde hiç bir hayvansal ürün kullanmadan kekler, badem sütü, tuzlu ve tatlı karın doyurmalıklar yapıyoruz. Geçen gün anne, babalar ve çocuklarıyla geleneksel makarnamız olan erişte yaptık. İki, üç saat uğraştıktan sonra yaptığımız erişteyi sonrasında yemek ayrı bir lezzetti.

Geri dönüşüm neden öncelikleriniz arasında?

Çocuklar İçin Sanat ve Ekoloji Atölyesi’de özellikle geri dönüşüm felsefesinin yaşatmaya çalışıyoruz. Çok önemli olan geri dönüşümü etkinliklerimizde uyguluyoruz. Atık malzemeleri zarar vermeyecek şekilde tekrar kullanıyoruz. Artan tüketimin önüne geçmeye çalışarak doğaya verilen zararı engellenmeya çalışıyoruz. Çevre kirliliği de bu anlamda azalıyor. Örneğin kırılmış kavanoz ve şişeleri birleştirip küçük saksılar yaptık. Camların kenarını zımparaladık ve zarar vermemesini sağladık.

Hayallerinizdeki İzmir nasıl?

Gerçekte düşlediğim kenti İzmir özelinde söylersem, karbon ayak izinin olabildiğince azalmış olmasını isterim. Kendi bostanları, ortak kullanılan sebze meyve bahçeleri olan mahalleler olabilir.

Gerçekten çocuklar için yapılmış, gölgeliği olan, çocukların kendi ürünlerini de yetiştirebildikleri ve yedikleri, oyun alanlarının yaratıcı mimarlar hatta sanatçılar tarafından tasarlandığı, ağaçların çok olduğu çocuk parkları olsun isterim. Bisiklet yolları her yere yayılabilir. Geri dönüşümün İzmirlilerin temel felsefesi olmasını isterim. En önemlisi de kesinlikle vegan bir İzmir hayal ederdim. Tüm kentler böyle olsa o kadar çok problem ortadan kalkar ki…. Ancak bu bir ütopya. (GazeteDokuzEylul.com)