Zamanımız bilgi çağı. Biz hangi çeşit toplumuz?

95

Şimdilerde pek söylenip yazılmıyor, ama sosyoloji toplumları incelemeye, sınıflandırmaya devam ediyor. Çiftçi toplumundan söz ediyor.” Geri kalmış toplum” diyor.

Gelişmiş toplumdan söz ediyor, az gelişmiş toplumdan dem vuruyor ve sanayi toplumu, endüstri toplumu bilgi toplumu gibi toplum çeşitlerinden söz ediyor. Bu sınıflandırmaların birinde Türkiye’ de vardır. Peki biz hangi türden toplumuz ?. Gelişmiş toplum mu, az gelişmiş toplum mu yoksa geri kalmış toplum muyuz.?

Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemiz için köylü memleket, çiftçi memleket diyorlardı. Çiftçilik, hayvancılık yaptığımız işlerdi. Pazarlarda, ticarethanelerde zirai ürünlerimizden başka bir şey yoktu. İncir, üzüm, pamuk, fındık sattığımız ürünlerdi. Türkiye’ nin bu durumuna genelde “GERİ KALMIŞ ÜLKE “ diyorlardı. İlerleyen zaman içerisinde “ AZ GELİŞMİŞ ÜLKE”  olduğumuzdan söz ettiler. Orada durduk. Oysa bu toplum çeşitleri ötesinde başka türde toplumlarda var. Gelişmiş toplum, endüstri toplumu, bilgi toplumu. Bundan sonra denecek olan herhalde “ UZAY TOPLUMU” olacaktır. Tabi bu sınıflandırmalar rastgele yapılıyor değildir. Bunların standartları vardır. Bir yere şehir diyebilmek için nasıl ki çiftçiliğin, hayvancılığın olmadığı, hükümet kurumlarının bulunduğu yer diyorsak, ileri toplumlarda da öne çıkmış özellikler vardır.

2000 li yıllarda Türkiye’ de BİLGİ BAKANLIĞI olup olmaması tartışma konusuydu. Konu üzerindeki tartışma o kadar keskinleşti ki, Bilgi Bakanlığı kurulması gün meselesi haline gelmişti. Demokratik Sol Parti “ DSP” Genel Başkanı Bülent Ecevit, ki bu tartışmaların yapıldığı zaman başbakandı, “ Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde böyle bir bakanlığın kurulmasının yararlı olacağını” söylüyordu. Ecevit’ in söylemine göre Türkiye o yıllarda ( 1970li yılarda) SANAYİ TOPLUMU OLMUŞ ki Bilgi toplumuna geçiş yapma ihtiyacı duyulmuştur. Halk’ a “ kolay ve ucuz bilgi sunulması zamanı geldiğini” söylemiştir. Oysa millet sanayi toplumu olduğunu hatırlamıyor. Çünkü sanayileşmiş toplum her şeyi üreten, satan toplumdur. Refah seviyesi yüksek toplumdur. 1970 den bu yana 45 yıl geçmiştir. Fakat Türkiye için bir sanayi ülkesi, halka sanayi toplumu diyen yok. Bu olmayınca bilgi toplumuna geçiş yapmak mümkün değil.

Bilgi Bakanlığı üzerine tartışmalar yapıldığını hatırlıyorum, fakat bilgi bakanlığı kurulduğunu bilmiyorum. Kurulmuş olsaydı halka ucuz ve kolay bilgi sunulurdu. Bugün ülkemizde doğru bilgiye ulaşmak zor bir olaydır. Halkın bilgi edinme hakkı son yılarda tanınmıştır. Toparlarsak diyebiliriz ki şu an Türkiye sanayileşme sürecinde olan bir ülkedir. Sanayi memleketi, sanayi toplumu olma yolunda epey mesafe almıştır. Ama sanayileşmenin hangi basamağında olduğumuzu bilmiyorum. Çünkü ağır sanayimiz yeni kurulmaktadır. Ağır sanayi denilen şey, fabrika yapan fabrika demektir. Füze yapacaksın, savaş gemileri, uçaklar, otomobiller yapacaksın. Ağır sanayi dediğimiz budur. Bu bağlamda bilgi toplumu olayı bir başka şeydir.

Uzmanlar bilgi toplumunu” Ekonomisi bilgiye dayalı toplum” olarak tanımlıyorlar. Geçmişte 600’ e yakın katılımcının olduğu bir toplantıda katılanların % 40’ nın Bilgi Toplumu’ nun ne olduğunu bilmedikleri ortaya çıkmıştır. Bu durumda bilgiye dayalı ekonomi’ nin karşısında tarım ve sanayi’ ye dayalı bir toplum vardır ki, bugün Türkiye böyle bir ekonomik sisteme sahiptir. Türkiye bilgi toplumu değildir ama, bilgi toplumunu yaratan bilgisayar ve internet sistemine sahiptir. Önemli olan bunların nasıl ve niçin daha çok kullanıldığını bilmektir.