Spor ve Nostalji -12- Zinet Futbol Aile Şirketi

Cumhuriyetin ilanından sonra Balkan Ülkeleri ile yapılan mübadele anlaşmasından yararlanamayan bazı Türk aileler yurdumuza kaçarak göç etme yolunu denemiş,

büyük kayıplar vererek ve bir çok acılar yaşayarak bunu başarabilmişlerdir. Yunus Zinet ve ailesi de 1930’lu yıllarda Makedonya’dan ülkemize göç edenlerden biri olarak, önce  İstanbul’a daha sonra da şehrimize gelerek yerleşmişlerdir.

Makedonya’nın Memişli Kasabası’nda evlendiği Esma Hanım’dan Fatma, Rabiha, Zıkri ve Tahir (Tayip) adında dört evladı olan Yunus Zinet, şehrimizde deri ve yapağı ticaretiyle uğraşarak hayatını kazanıyordu. Eşi Esma Hanım’ı kaybettikten sonra Tahsiye (Şemsi) Hanım’la evlendi. Kendi adını verdiği Yunus’tan sonra Fevzi ve daha sonra da Mukaddes dünyaya geldi.

İşte bu çok çocuklu Zinet Ailesi’nin 4 erkek çocuğundan 3’ü şehrimizde 1950-1970 yılları arasında futbolcu kimlikleri ile ön plana çıkarak, il spor tarihimizde yer almayı başarmışlardır.

Gazetemizin bir sayfasına daha doğrusu bir sayısına sığmayacak bu ailenin bir çok özelliğini, ayrıntılı yaşam öykülerini ne yazık ki sizlere yeterince aktaramayacağız. Fakat en büyük ağabey “Tahta Bacak Tahir”le Zinet aile arşivine bir göz atalım.

1932 yılında Makedonya’da Memişli Kasabasında doğdu. Çok küçük yaşta ülkemize göç etti. Çocukluğu ve gençliği babasının dükkanında ve mahalle arasında top oynayarak geçti. Zayıf bacakları yüzünden “Tahta Bacak” lakabıyla anılmaya başladı. Mükemmel bir sol ayağı vardı. Sol kanadı boydan boya kullanır, fuleli koşu ve hızlı drimplingleriyle rakip defansı güç durumlara sokardı. 1947 yılında Başakspor’da başlayan futbol yaşamı 1969’da geçirdiği menüsküs ameli-yatıyla sona erdi.

1956 yılında hayatını Necibe Hanım’la birleştirdi. Kızı Eser 1957 yılında, oğlu Tezer 1959 yılında dünyaya geldi. 1960 yılında da Esra ve Özer, Zinet ailesine ikiz evlat olarak katıldılar.

Kendisini izleme şansı elde ettiğim bu sporcu abimize 3 Mayıs 1985’te erken denilebilecek bir yaşta kaybettik. Onun döneminde onunla aynı formayı giyen Şerif Hecan, Faik Doğangün, Turhan Özturhan, Yücel Valandova ve Mustafa Çakın’ı da hatırlayarak tümünü rahmetle anıyoruz.

Ailenin diğer bir popüler sporcusu da bir orta saha virtüözü olarak bilinen Yunus Zinet, 01 Nisan 1936 yılında Kırklareli’de doğdu. Eğitim ve futbolu bir arada yürüterek başarılı bir öğrenci ve sporcu oldu. Ortaokulu bitirdikten sonra ilimizde lise olmadığı için Edirne Lisesi’ne devam etti. Son sınıfta Edirne Ergenespor’da ilk lisansını çıkardı. Uzun yıllar Gençlikspor’da futbol oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra Gençlikspor’da yöneticilik ve genel kaptanlık yaptı. Kuyumculuk ve sarraflık işi ile uğraşırken 1958 yılında Fatma Hanım’la evlendi. 1960 yılında Yavuz, 1961’de Filiz ve 1968’te Fehime adında çocukları dünyaya geldi. Bugün ikisi kız ikisi oğlan dört torun sahibi olan Yunus Zinet, eski mesleğine şehrimizin saygın bir kuyumcusunda yardımcılık yaparak devam ediyor.

Ailenin en küçük ve son futbolcusu, renkli kişiliği, inişli ve çıkışlı spor kariyeri ve ilginç yaşam öyküsüyle dikkatimizi çeken “Piko Fevzi”, kolay kolay anlatılabilecek biri değil. 18 Aralık 1942 tarihinde doğan ve yeteneği çok genç yaşta farkedilen bu sporcu ağabeyimiz Gençlikspor’da futbola başladı. Kısa sürede hızlı bir şekilde yükselerek Uşak ve Altay takımlarında yer aldı. Altay’ın ünlü çalıştırıcısı Gündüz Kılıç’ın elinden tuttuğu bu genç sporcumuz, aynı Koçero Ekrem gibi gerçek değerini gösteremeden futbol sahalarından kaybolup gitti. Futbolda güzel bir söz vardır; “Olduğu kadar olamayanlar.” İşte bu söz sanki bu ikili için söylenmiş.

O zamanki adıyla santrahaf mevkiinde oynardı. Kesici özelliği yanında, ön libero gibi ofansa katılır, şık ve güzel gollere imza atardı. Kıvraktı ve çalım ustasıydı.

1969’da Almanya’ya gitti. Esra Menekşe ve Hakan adlarında iki çocuğu oldu. Almanya – Türkiye arasında mekik dokuyarak bir çok değişik işlerde çalıştı. Son yıllarını memleketinde geçirirken, 5 Haziran 2012’de aramızdan ayrıldı.